“Hayır” kelimesinin değerini yitirmemesi için çocuğunuza her şey için “hayır” demeyin. Onun için gerçekten zararlı olduğunu düşündüğünüz şeyleri yapmasını engellemek için kullanın “hayır” kelimesini. Diyelim ki elini prize uzatıyor… Önce uzaktan “Ayşe (Ali) hayır!” deyin, kızmadan ama net bir ses tonuyla. Prize hala elini uzatıyorsa bunu bir kez daha deneyin. Hala sizi dinlemiyorsa yanına gidin ve onu prizden uzaklaştırırken “Hayır” kelimesini tekrar edin..
Bıdı bıdı bıdı..
Bunları yazanlar ne tür çocuklarla çalışmışlar merak ediyorum gerçekten. Bizim yaşadığımız hayatta, o çocuklardan var mı?
Bizim evde “Hayır” çalışmaları şöyle başladı ve son buldu.
Vefa prize yaklaşır, dokunmaya çalışır.
Ben: Vefa, yapma.
Vefa bakar ve işine devam eder.
Ben: Vefa, yapma.
Vefa bakma gereği bile duymaz ve işine devam eder.
Annesi gidip onu oradan alır ve alırken de kitapta okuduğu gibi “Hayır” der.
Bir, üç, beş, on.. Olay hep aynı şekilde cereyan eder. Annesi ümidini kesip bir priz kilidi alır.
Devamı gelir bu kilitlerin. Çekmcelere, buzdolabına, açabildiği her yere… Peki ya önce sandalyeye oradan da yemek masasına çıkışına nasıl bir kilit uygulanabilir? Hiçbir kilit yok tabi. Zaten az olan vazo, biblo vs de ya kırılmıştır o güne kadar ya da kaldırılmıştır ortadan değerli bir şeyse..
Ama sandalyeyi masayı ne yapalım değil mi? Tekrar hayır egzersizlerine başlanır.
Vefa sandalyeye çıkar. Sonra masaya yönelir.
Ben: Vefa, hayır.
Vefa sırıtır ve alelacele tırmanır masaya.
Ben: Vefa, hayır. Hayır demek cıs demek, kaka demek.
Vefa masadan aşağı indirilir.
Her türlü açıklamayı anlayan cin gibi çocuk nedense iş hayır’a ve yapma’ya gelince tarih öncesi döneme döner.
Anne-baba düşünür. Hayırı çok kullanmamakla hata mı ettik acaba diye.
Bıçağı vermedikleri için kendini yerlere atıp krize giren 18 aylık bebeye bakarlar ve yine düşünürler..
Hay bu pedagojinin!
ahahaha :D Hatice sana bile küfrettirdiler sonunda :D Gerçi üç nokta koymuşsun yine insaf etmişsin :D
estağfirullah. tabi ki de küfür değildi düşündüğüm. ama baktım da başlık gerçekten de böyle düşünmeye müsait. neyse, bir not eklemiş olalım, sayıp dökme ama asla küfür değil ;)
ama bak bir kitapta şunu okumuştum – ne kadar doğru bilemem tabii-
anne için 101. olan hayır, yapma kelimeleri çocuğun 101. duyuşunda bile onun için yeni gibidir. çünkü her defasında kurgu değişmiştir. mesela oturma odasında priz için hayır dedin amaaaaa ya mutfaktaki? onda hayır olmak zorunda değil belki.
çocuk kafası işte :)))
her senaryo değişikliğinde kelimeler yeni gibi geliyormuş diyorlar. dediğim gibi bilmiyorum ne kadar doğru:))
yani “hay” dediğim kadar var değil mi bu pedagoji :))
görüyorsunuz işte, anne babaları nasıl haksız çıkarırız, onları insanüstü sabırlı olmaya nasıl ikna edebiliriz bilimi bu :P